Türkiye’de Kadın Haklarının Önemli Temsilcilerinden Nezihe Muhiddin ve Bir Model Oyun – Devrim Pınar Gürbüzoğlu


Önsöz – Yard. Doç. Dr. Özlem Belkıs
“Seniye, Eda ve isimleri bence meçhul diğer bazı hanımlar, kendilerinden sonraki neslin kadınları için hür bir hayatın yolunu açan fedailerdi. Lakin maalesef bu hanımlar, kendileriyle birlikte faaliyette bulunan erkeklerin aksine, emeklerinin karşılığını görememiş, hiçbir mükâfata nail olamamış ve kısa bir zaman içinde unutulup gitmişlerdir. Bunların esasen, vaktiyle ne gibi hizmetlerde bulunduklarını bilen veya hatırlayan var mıdır acaba? Ben, tarihi mevzularda kitap yazanların, bu hanımların kimler oldukları, hayatları ve faaliyetlerinin neler olduğu hakkında araştırma yapmalarının lüzumuna inanıyorum.”(1)
Sanayi-i Nefise Mektebi’nde eğitim alan ve portre ressamı olarak tanınan Naciye Neyyal (1875–1960), kadın hareketini özetlerken, sözlerinin bugün de geçerli olacağını düşünmüş müydü acaba? Kadın hakları mücadelesinde yer almış isimler, bugün pek çoğu hatırlanmayan silik gölgeler gibidir. Bu isimlerin farklı ortamlarda, farklı çalışmalarla anlatılması, görünür, bilinir kılınması geçmişe, kadın mücadelesine destek verenlere olan borcumuzdur. Bu borcu ödemenin yollarından biri, gölgede kalmış, bırakılmış kişilerin aydınlığa çıkarılmasıdır. Ve sahne, bunun için sanıldığından da uygun bir uzamdır.
Oyun yazarı tartışmak, alımlayıcısıyla birlikte düşünmek istediği konuyu seçerken özgürdür. Seçimlerini yaşadığı coğrafyadan, soluduğu iklimden yapan yazar kendisiyle, kültürüyle, dünü ve bugünüyle bir yüzleşme, hesaplaşma içine girmiş olur. Modigliani, “yaşam uyuma kavuştukça sanat ortadan kalkacaktır” diyor. Ama o zamana kadar sanata ihtiyacımız var. Gölgedekileri aydınlatmak, daha çok kişi tarafından görünür, bilinir kılmak için… Bunun için, kadın araştırmaları kapsamındaki çalışmalar, bir oyun yazarı için de çalışma, düşünme, yaratma alanıdır. Kişisel tarih, oto/biyografi, gezi ve yaşam anlatıları ile bu alandaki tüm çalışmalar, bir oyun yazarı için zemini oluşturan, hesaplaşmanın ama materyalleridir. Burada önemli olan, materyallerin nasıl yorumlanacağı, hangi açıyla ele alınacağı meselesidir. Feminizm, artık bir teori olmanın ötesinde bir metodoloji, bir bakış açısı olarak dünü ve bugünü, uzağı ve yakını inceleme, eleştirme ışığıdır; gerçek bir eşitlik anlayışının koşuludur. Doğrudan söylemek gerekirse, kadın tarihine katkıda bulunmak isteyen çalışmalar, feminist metodoloji kullanmalıdır. Yoksa kadını konu alan her çalışma, bu mücadeleye katkı sağlayamaz.
Cumhuriyetin, batıdaki gibi bir mücadeleye gerek kalmadan kadınlara siyasal ve toplumsal haklarını verdiği ezberi, son on yıl içinde çeşitli yayınlarla bozulmaya başlanmıştır. Yine de kadınlara verilecek bir ‘hak’ ya da eşitlik varsa bunun ancak iktidarlar tarafından verilebileceği fikri, pek de yok olmuş değil. Bu yaklaşımı tartışmak, görünür kılmak, mücadeleci kadınların yaşamlarının görünür kılınması kadar önemli bir çabadır. Nezihe Muhittin üzerine gerçekleştirilen bu çalışma ve oyun da işte bu bağlamda alana önemli bir katkıdır, bir başlangıçtır.
Okuyacağınız çalışma, titizlikle gerçekleştirilmiş pek çok özverili araştırmaya dayanıyor, bunlardan güç alıyor. 1970’li yılların ortalarından itibaren kadın araştırmaları, toplumsal cinsiyet, feminizm, Türk modernleşmesi alanlarında çalışan, karanlıktaki pek çok konuyu aydınlatan, ezberleri bozmak için cesurca, inatla yazan, düşünen ve yayınlayan tüm akademisyen ve araştırmacılara sonsuz teşekkürler. Bu gerçekten önemli çabalar olmasa sanat besin kaynağını nasıl bulabilir ve kendisini nasıl üretebilir?
(1) HÜRMEN, F. Rezan (2004). Münevver Bir Türk Hanımı Ressam Naciye Neyyal Hanımefendi’nin Mutlakıyet, Meşrutiyet ve Cumhuriyet Hatıraları, 2. Bsk. İstanbul: Pınar Yayınları, s. 345

altAkademik Kitap Serisi
Yazar: Devrim Pınar Gürbüzoğlu
Editör: Yard. Doç .Dr. Özlem Belkıs
Kitap Tasarım: Su Başbuğu
Tür: Tez – Araştırma
© Ekim 2013 altKitap ve Devrim Pınar Gürbüzoğlu

Kitabı PDF formatında okumak için aşağıdaki bilgileri doldurun.

E-posta:*
Kutucuktaki yazıyı tekrarlayınız.

Devrim Pınar Gürbüzoğlu

29 Aralık 1980 tarihinde Sarıkamış’ta doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Sarıkamış’ta tamamladı. 1997 yılında Sarıkamış Ticaret Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Üniversite eğitimini yarım bırakıp çalışma hayatına atıldı. Manisa ve İzmir’deki özel şirketlerde sırasıyla sekreter, muhasebe sorumlusu, yönetici asistanı, teknik departman bölüm yardımcısı olarak çalıştı. 2006 yılında katıldığı “Nike Rockstar Workout Hip Hop Dans Yarışması”nda İzmir şehir finalisti oldu. On yıllık çalışma hayatının ardından 2009 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Dramatik Yazarlık ve Dramaturgi bölümüne girdi ve Bölüm birincisi olarak mezun oldu. 2013 yılında başladığı Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Sahne Sanatları Ana Sanat Dalı’nda Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. Kara Ekmek isimli kısa oyunu ile 2011 yılında Suat Taşer Kısa Oyun Yarışması’nda Mansiyon ödülü aldı. 2012 yılında yine aynı yarışmada Granica isimli oyunuyla Sahnelenmeye Değer Oyun Ödülü alarak oyunu sahnelendi. 2013 yılında Suat Taşer Kısa Oyun Yarışması’nda Zehretme Hayatı isimli oyunuyla mansiyon ödülü kazanmıştır. Ünal Gürel Kısa Oyun Yarışması’nda da “Savaşın Sesi” isimli oyunuyla 2.olmuştur. Yine 2013 yılında “Aydın Üstüntaş Oyun Yazma Yarışması” sonucunda İnsanlık Davası isimli oyunuyla ödüle layık görüldü.