Gölgeler Ordusu – Engin Türkgeldi

Golgeler-Ordusu
Yeni Coğrafyaların Haritası – Yekta Kopan
Mütevazı bir kitaplığım vardır. Yıllar içinde eklenen portatif raflar, iki sıraları üç sıra yapıp bir de üste dizmeler, ek birimlerle genişletmelere rağmen çok düzenli olduğunu da söyleyemeyeceğim. Yine de istediğim kitabı, gözüm kapalı bile olsa birkaç saniye içinde buluveririm. (İşin kötüsü bunu denedim de… Yola çıkış nedenim basitti: Ya bir gece elektrik kesintisi sırasında ve evde aydınlatıcı hiçbir şey bulamadığım bir anda falanca kitabı okumak istersem… Aradığımı gözüm kapalı ve karanlıkta bulmayı başardım.) Kitaplığımın bu ‘kendi halindeliği’, okumakla ya da nesne olarak kitaplarla mesafeli ilişkisi olan kimilerinin o alışıldık soruyu sormasına engel olmaz yine de: “Bunların hepsini okudun mu?” Önceleri muzipçe “Hepsinin sadece ilk on sayfasını okudum,” derdim. Sonra Enis Batur’un bu soruya verdiği cevabı sahiplenmeye çalıştım: “Hayır tabii, bunlar okuduklarımın bir kısmı.” Yaşım ilerledikçe daha kesin bir çözüm bulmaya karar verdim. Bu soruyu soracaklarla pek görüşmüyorum artık.
Yine de bu sorunun haklı ve can acıtıcı bir yanı vardır; belki de sırf bu yüzden ara sıra kendime okumadığım kitapların listesini sorarım. Yüzüm kızarıverir. (Okumadıklarımın utancının okuduklarımın gururu yanında silik kalacağı yıllara daha çok var herhalde. Belki de bu hiç gerçekleşmeyecek; gerçek okuma yolculuğu da bu değil mi zaten?) Ulysses kenarından köşesinden hayatıma girdi de Finnegans Wake ile merhabamız bile yok. Tournier ile çok Ageç tanıştım; tamamlayabilmek için yol almam lazım. Geç tanıştığım bir diğer isim Refik Halit Karay’dı; alın size bir itiraf. Bu liste uzayıp gider, başınızı ağrıtmayayım… Sayısal ortamda ürünler veren bir dergi çıkarmaya başlamamızla, okunmayanlar listesine bir liste daha eklemek zorunda kaldım: Tanışmadıklarım listesi. İşte bu listenin kabarıklığını görünce, tam anlamıyla canım acıdı. Bizler için yeni olan bu ortamın olanakları doğrultusunda yeni yazma ve okuma biçimlerinin üstüne yoğunlaşmamı sağlayan, farklı üretimlerin yazıda nasıl bir karşılık bulacağı sorusunu sordurtan metinler, bir yandan da yeni bir öğrenme sürecine girmemi sağlamıştı. Bir de ne göreyim; özellikle geçen yüzyılın ikinci yarısında neler neler yapılmış: Oulippo’culardan haberim vardı ama kapsamlı çalışmalarını görmek beni büyüledi. Max Saporta’nın altmışlı yıllarda yazdığı, sayfaları farklı hikâyeler oluşturulabilecek şekilde yerinden çıkarılabilen kitabını görmek için hâlâ can atarım. Nanni Balestrini’nin ilk bilgisayarlarla giriştiği bir dizi mısradan farklı şiirler oluşturma deneyini kim yaşamak istemez? Raymond Quenau kendi buluşu olan bir algoritma sayesinde sınırlı sayıda bir dizi mısradan milyarlarca şiir oluşturmayı amaçlarken nasıl bir ‘yeni okuma’ peşinde koşuyordu acaba? Tanışmadıklarım listesi yüzünden, çoktan keşfedilmiş coğrafyaları, yeni araçlarla da olsa, yeniden keşfetmeye çalıştığım hissine kapıldım zaman zaman. Ne var ki, sayısal dergimizde ürün veren yazarların, bunda da hesaplaşacak bir şey olmadığını hissetmesi uzun sürmedi. Keşfedilmiş de olsa bir coğrafyaya kendi kelimelerinizle yeniden adım atmanın büyüsü bambaşka bir şey değil midir?
Engin Türkgeldi, sayısal dergi yolculuğumuzda farklı anlatım, kurgu, dil denemelerini gerçekleştiren yazılarıyla uzun süredir okurla buluşuyor. Metinlerinin içinde bazen bir gazete haberine, bazen bir denemeye göz kırparak; gerektiğinde eski bir dil ve kurgu, gerektiğinde bilinç akışı tekniğini kullanarak bir zenginlik yakalamaya çalıştığını söylüyor. “Gölgeler Ordusu” çoğunluğu İnternet ortamındaki (altzine.net) çalışmalarından oluşan bir kitap bütünü. Yazı haritasındaki farklı coğrafyaların arasında özgürce yolculuk edecek ve kendi bayrağını dikmek isteyecek kadar cesur metinler bunlar. Dolayısıyla biz okurlar için, kendi okuma yolculuklarımıza çıkarken yanımıza almamız gereken teçhizatın da listesini fısıltıyla kopya veren metinler. Bu kitap bütününe gelene kadar, İnternet ortamının dinamikleri içinde okunan bu metinler, şimdi kendisini yeniden doğurup bir başka okumaya kapı açıyor. “Gölgeler Ordusu”, çok değil birkaç yıl önce fiziksel yayıncılık ve sayısal yayıncılık konusunda yaptığımız bir söyleşide bir yazarın “İnternet’teki yazıların edebiyata zarar vereceğinden korkmuyor musunuz?” şeklindeki köhne ve açıkçası pek de anlamlandıramadığım sorusuna da Umberto Eco’dan bir alıntıyla cevap vermem gerektiğini hatırlatıyor: “Kültür tarihinde hiçbir şey bir diğerini basit biçimde öldürmez; bir şey bir diğerini derinden değiştirir.”
Fiziksel kitaplığım kadar tevazu sahibi bir başka kitaplığım artık: Sayısal bir kitaplık. Zaman içinde bu kitaplıkta da listelerim olacak. Ama Engin Türkgeldi’nin “Gölgeler Ordusu” kitabı okuyamadıklarım, hele hele tanışmadıklarım listelerinde yer almayacak olduğu için çok mutluyum. Hangi gerçek kitapsever yeni coğrafyaların haritasını reddeder ki?

Yayına Hazırlayan: Yekta Kopan
Düzelti: Yekta Kopan
Tasarım: Faruk Ulay
Tasarım Uygulama: Murat Gülsoy
Türü: Öykü
© Mart 2003 altKitap ve Engin Türkgeldi

Kitabı PDF formatında okumak için aşağıdaki bilgileri doldurun.

E-posta:*
Kutucuktaki yazıyı tekrarlayınız.

Engin Türkgeldi

1980 doğumlu. 2004 yilinda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Öyküleri “Hayalet Gemi”, “altZine” ve “Düşe-Yazma” dergilerinde yayınlandı. “Gölgeler Ordusu” adlı öykü kitabi altKitap'tan çikti.

Engin Türkgeldi (Kitapları)